İslam’ın İlk Yatılı Öğretmen Okulu “SUFFA”

0 31

TUBİTAK Liseler Arası Araştırma Projeleri yarışması kapsamında “Değerler Eğitimi” alanında hazırlanan projenin tüm raporunu örnek TUBİTAK projesi olması bakımından sizlerle paylaşıyoruz. Sitemizde yine TUBİTAK proje yarışmaları için hazırlanmış, ödül kazanmış veya kazanamamış bir çok proje örneği paylaşıyoruz. Sitemizi takip ederek diğer Sosyoloji, Yazılım, Türk Dili ve Edebiyatı gibi farklı dallarda hazırladığımız projelerden de haberdar olabilirsiniz. Şimdiye kadar sitemizde sizlerle paylaştığımız diğer TUBİTAK Örnek projelerine buradan ulaşabilirsiniz.

ÖRNEK TUBİTAK PROJESİ

PROJE KÜNYESİ

Proje Ana Alanı             

Değerler Eğitimi

Proje Tematik Alanı     

Değerler Eğitimi

Proje Adı (Başlığı)

İslam’ın İlk Yatılı Öğretmen Okulu “SUFFA”

ÖZET

Peygamber Efendimizin Medine’ye hicretinin gerçekleşmesinden sonra yeni bir dünya oluşuyor demekti. Bu yenidünyanın düzenini inşa edecek, peygamber varisi olacak kişilerin yetiştirilmesi gerekiyordu. Bu amaçla Peygamber Efendimizin devesi Kusva’nın çöktüğü yerde mescit ve yanında eklenti niteliğinde okul inşasına başlandı. Peygamber Efendimiz bu inşaatta gerektiğinde mühendis, gerektiğinde işçi olarak bizzat görev almıştır. Okul İnşaatı tamamlanmış, öğrenci seçimine başlanmıştır. Çoğunluğu muhacir gurubundan olanlar, fakir ve kalacak yeri olmayanlara öncelik tanınmış olup, sahabeden bir çok kişi ticaret, tarım ve hayvancılıkla uğraş verirken, Suffa’da kalanlar ilim ve irfanla vakit geçirirlerdi. İaşelerinin temini konusunda ilk etapta, bizzat peygamber efendimiz öğrencilere guruplara ayırır ve durumu iyi olan sahabelerin evlerine götürülür ve bir guruba da bizzat kendisi evine götürürdü. Daha sonraki dönemlerde Suffanın eklentilerinin artmasıyla, yatakhane oluşmuş, sahabelerin yemekleri bizzat Suffaya getirilmiş orada yenmiştir. Bir dönem öğrenci sayısının 400 kişiyi aştığı görülmüştür.

Öğretmen olarak da bizzat peygamber efendimiz görev almış ayrıca, Abdullah b. Mes’ut, Ebu Salim, Muaz b. Cebel, Ubey b. Kab peygamber efendimiz tarafından Kur’an eğitimi ve okuma yazma öğretimi için görevlendirilmişlerdir. Yine Ömer b. Hattap, Hz. Ebu Bekir gibi önde gelen sahabelerin de Suffada ders verdikleri bilinmektedir.

Suffadan mezun olan birçok sahabe öğretmen olarak, dinin dünyanın dört bir köşesine gönderilmişlerdir. İhtiyaç duyulan yerlere veya peygamber efendimizden İslam’ın öğretilmesi adına kişi talep edildiğinde gönderilmişlerdir. Pek çoğunun mezarı da Medine dışındadır. Çölden gelen bu insanlar, Peygamber efendimizin kurduğu bu mektepte eğitilmiş ve bütün dünyaya örnek ve muallim olmuşlardır. ”Dönemin şartlarına göre eğitim yuvasının faaliyetleri bu çalışmada değerlendirilmiş, günümüze aktarılacak ruhun ölümsüzleştirilmesi sağlanmaya çalışılmıştır.

AMAÇ

  1. İslamın ilk disiplinli eğitim yuvası olan Suffa’nın kuruluş amacını anlatabilme.
  2. Bu okulun kurucu Müdürünün bizzat Peygamber Efendimiz olduğunun farkına varabilme.
  3. Suffada uygulanan Eğitim metotlarını analiz etme.
  4. Suffanın eğitim yönetimi (öğretmen seçimi, barınma ve iaşe) hakkında farkındalık oluşturabilme.
  5. Suffa’da uygulanan eğitim sisteminin, dönemin koşullarına göre kullanılan eğitim materyallerinin önemini anlayabilme.

 

ANAHTAR KELİMELER

Suffa, Yatılı Öğretmen Okulu, İaşe, İbadet, İlim, mezunlar.

İLK EĞİTİM YUVASI SUFFANIN İNŞASI

Sözlükte “gölgelik” anlamına gelen suffe, Mescid-i Nebevî’nin giriş kısmında Medine’de evleri ve kalabilecek yakınları olmayan sahâbîlerin barınması için yapılan mekânın adı olmuştur. Peygamber Efendimiz Mekke’den Medine’ye hicretin tamamlandığı gün Medine girişinde Peygamberimizin devesi KUSVA serbest bırakılmış, ilk çöktüğü yere ilk mescit, okul ve barınak olan bir külliye inşasına hemen başlanmıştır. Ayrıca bu mekânlara ilaveten Peygamber Efendimizin evi de inşa edilmiştir.

PEYGAMBER EFENDİMİZİN KURUCU MÜDÜR OLMASI

Gönüller Sultanı Hz. Muhammed (sav) insanlara yeni bir din tebliğ etti, Kur’an’in indirilmesiyle başlayan İslamiyet, ilim hamlesi başlattı. Okumak, öğrenmek, ilim Allah rızasını kazandırabilecek en büyük meziyet hâlini aldı. İslam; bilgisizliği, tembelliğe, zulme ve putperestliğe meydan okudu. Kur’an’ın ikna gücü karşısında cahiliyet devri müşrikleri bir bir Müslüman oldular.

Gönüller Sultanı (sav) herkese Kur’an öğretti ve herkese okuma, ezberleme ve kitabın anlattıklarını yaşama tutkusu verdi, bugünkü dille herkesi motive etti. Herkes cennete gitmek istiyordu, bu sebeple aşk ve şevkle kitaba sarıldılar.

Allah Rasulü (sav), Medine’ye hicret eder etmez İslam Devleti’nin temellerini attı ve bir cami inşa etti ve devleti yükseltecek, İslam’ı dünyaya yayacak nesiller yetiştirmek için Suffe Okulu’nu inşa etti. Okulu yatılı idi ve öğrenciler, mescidin yanıbaşındaki sundurmanın altında kalıyorlardı, kendilerini ilim öğrenmeye adamıştılar. Öğrencilerin masraflarını Hz. Peygamber (sav) ve Medine’nin ileri gelenleri karşılıyor; öğrenciler, bütün vakitlerini ilim öğrenerek geçiriyorlardı.

OKULUN DERS PROGRAMI

Suffe Okulu öğrencileri şüphesiz en başta Kur’an öğreniyorlardı. Okulun kurucu müdürü ve öğretmeni Allah Rasulü (sav) idi; eğitim sistemini o düzenledi. Sayısı bir ara 400’ü bulan talebelerini ilim öğrenmeye teşvik etti ve kısa sürede onların dünyanın en mühim âlimleri seviyesine yükselmesini temin etti. Onları ilme teşvik etti:

“Âlimler, peygamberlerin mirasçısıdır.” (Buhari,3/30)

“İlim peşinde koşanın yolu üzerine melekler kanatlarını sererler.” (Ebu Davut, 24/1)

“Bir tek âlim, şeytana karşı bin zahitten daha çetindir.” (Tirmizi,39/19)

“İlim Çin’de de olsa arayınız.” (İbn Abdi’l-Berr, ilim bölümü; İslam Peygamberi,2/773)

Ashab-ı Suffe; Kur’an’ı güzel okuma, din, hukuk, manevi ilimler, hikmet, tıp, matematik alanında eğitim aldılar. Öğrencilere genel olarak “kâri” (okuyucu) deniyordu ve başkanları Ebu Hüreyre idi. Hepsi takva sahibiydiler, gündüz oruç tutar, geceyi namazla geçirir; para pul peşinde koşmazlardı.

Kur’an, seyahat etmeyi, tabiat kanunlarını inceleme ve araştırmayı, kâinat kitabını okumayı emreder. Öğrenim metotları kitap ve sünnet usulüne uygun olarak düzenlendi ve “Nebevî eğitim metotları” takip edildi.

Abdullah bin Amr (ra) konuya ışık tutan bir olay anlatır:

“Rasulüllah (sav) bir gün camiye geldiğinde iki grup insan gördü. Bir kısmı nafile namaz kılıyor; diğerleri ders çalışıyorlardı. Gönüller Sultanı (sav) ders çalışanlara yöneldi ve şöyle buyurdu:

“Her iki grup da iyi şeylerle meşguller, yalnız Allah’tan bir şey isteyip dua edenlere bir şey verip vermemek tamamen O’na aittir. Diğer gruptakiler ilim öğreniyorlar ve böylece cehaleti kovuyorlar. Bana gelince ben Allah tarafından muallim (öğretmen) olarak gönderildim.”

İlim sohbeti yapan gruba katıldı ve onların arasına oturdu. (1)

Dil Öğrenmeyi Teşvik Etti

Ashab-ı Suffe’nin genç öğrencilerinden Zeyd bin Sabit’e, Gönüller Sultanı (sav) Yahudilerle görüşmelerde ve bazı yazışmalarda tercüman kullandığını ve bu konuda Yahudilere güvenmediğini söyleyerek, Yahudilerin dilini öğrenebilir misin, dedi.

Bu isteği emir kabul eden Hz. Zeyd kısa sürede İbranice öğrendi. ProfMuhammed Hamidullah’ın bahsettiğine göre Hz. Zeyd; Farsça, Yunanca, Habeşçe, Kıptice biliyor; resmi yazışmalarda Allah Rasulü’nün (sav) kâtipliğini ve görüşmelerde tercümanlığını yapıyordu. (2)

Özellikle Hudeybiye Barışı’ndan sonra Allah Resulü (sav) komşu ülke başkanlarına davet mektupları yazdı. Allah Resulü (sav) İslam’ı tebliği için davet mektupları gönderirken, o ülkenin dilini bilen sahabeleri tercih ediyordu. Hz. Peygamber (sav) dil öğrenmeyi teşvik etti.

Okul müdürleri, Gönüller Sultanı’nı (sav) model almalı, öğretmen ve öğrencileri ile ilgilenmeli, gönüllere girmeyi, sevdirmeyi, öğrenme motivasyonunu maharetle yapabilmeliler.

EĞİTİM METODLARI

Eğitim; davranış maksatlı bilgiler vermektir. Bu işi yapana da eğitimci denir. Bir insan için eğitim ne kadar önemli ise, eğitimi veren eğitimci de o derece önemlidir. “Doğru cismin eğri gölgesi olmaz.” Eğitimde öncelik eğitimi veren eğitmenin, vereceği eğitimi öncelikle hazmetmesi özünü kavraması ve hayatında vereceği eğitimi yaşamasıdır.

Yani önce eğitilene iyi bir örnek gereklidir. Peygamber Efendimizin her konuda olduğu gibi eğitimde de en güzel örnek olduğu ortadadır.

Eğitimde en iyi örnekleri bize gösteren ve öğreten Peygamber Efendimizin sünnetleridir. Rasûlullah Efendimizin (a.s.m.) o mukaddes sünnetleri, “mübarek lisanından dökülen nurlu cümleler” “icra ettiği işler” ve “hâliyle insanlık âlemine sergilediği örnek ahlak”tan oluşmaktadır.

Peygamber Efendimizde hayatına tatbik etmediği, yaşamadığı hiçbir şeyi öğretmemiş, telkin etmemiştir. Rasûlullah (s.a.v) bir şeyi emrettiğinde bunu evvelâ kendisi tatbik eder, ardından insanlar bunu örnek alır ve O’ndan gördükleri gibi yaparlardı.

Peygamber Efendimizin bazı eğitim metotları şöyledir:

  •    Yaparak yaşatarak öğretirdi
  •    Yavaş yavaş ve özümseyerek öğretirdi
  •    Öğretirken belli bir ölçüde ve bıktırmadan öğretirdi
  •    Şahsi farklılıkları göz önünde bulundururdu
  •    Karşılıklı konuşma ve soru cevap metodunu kullanırdı
  •    Karşısındakine şefkatle davranır ve güzel bir üslup kullanırdı
  •    Muhatabına akli ve mantıki izahlarda bulunurdu
  •    Zekâlarını açmak ve bilgi seviyelerini ölçmek için muhatabına sualler sorardı
  •    Teşbih, temsil ve mukayeseler yapardı
  •    Mevzuyu izah etmek için şekiller çizerdi
  •    Sözle beraber jest ve mimiklerini de kullanırdı
  •    Hakkında bilgi vermek istediği şeyi yukarı kaldırıp gösterirdi
  •    Muhatabının sorusuna ne eksik ne fazla tam cevap verirdi.
  •    İhtiyaca binaen soruya fazlasıyla cevap verdiği de olurdu
  •    Bazen muhatabını, sorduğu şeyden daha mühim bir hususa yönlendirirdi
  •    Bazen kendisine yöneltilen soruyu tekrarlatırdı
  •    Muhatabın aldığı cevabı tekrar etmesini isterdi
  •    Muhatabı imtihan eder, doğru cevap verdiğinde onu takdir ederdi
  •    Kabiliyetleri keşfedip geliştirirdi.
  •    Latife ve şaka yoluyla öğrettiği şeyler de olurdu
  •    Ehemmiyetine binaen sözünü üç kere tekrar ederdi
  •    Meselenin ehemmiyetini göstermek için oturuşunu ve duruşunu değiştirirdi
  •    Bazen cevabı tehir ederek tekrar tekrar seslenirdi
  •    Sözlerinin kalıcı olması için muhatabın omzunu veya elini tutardı
  •    Önce veciz bir şekilde söyler sonra tafsilat verirdi
  •    Bazen konuyu maddeleştirirdi
  •    Bir şeyi bütünüyle emreder veya bütünüyle yasaklardı
  •    İyiliklere teşvik eder ve kötülüklerden sakındırırdı.
  •    Önceki insanlara dair kıssa ve haberler naklederdi
  •    Hayâ edilen meseleleri öğretirken nazik bir giriş yapardı
  •    Eğilimleri hayra yönlendirirdi
  •    Devamlı hayırlı şeyleri telkin ederdi
  •    Bazı mühim hataları hemen düzeltirdi
  •    Talim ve tebliğde yazıyı kullanırdı
  •    Yabancı dilleri öğrenmesi için bazı sahabeleri vazifelendirirdi
  •    Ümmetinin terbiye ve tezkiyesi için dua ederdi
  •    Az da olsa gerektiğinde kızardı
  •    Kadınlara öğretmeyi ve nasihat etmeyi de ihmal etmezdi
  •    Vaaz ve nasihat ederdi.

SONUÇ

Günümüz yatılı okullarda barınma, iaşe ve ders çalışma ortamları otel nezihliğinde olması, ayrıca hizmetin de veriliyor olması ile, SUFFA döneminde yemek yapma, kullanılan alanın temizliğini öğrenci gurubunun kendilerince yapılması, hizmet personelinden yoksun oluşu eğitimi ateşleyen bir durum olduğunu düşündürmektedir. Bu durumda farkındalık oluşturulması gerek eğitim personeli, gerekse eğitimin diğer paydaşları açısında motivasyonu olumlu yönde kanalize edecek durum olduğu düşünülmektedir.

KAYNAKÇA

  1. Kırboğa, MA. (1974). Kâmûsu’l-Kutub ve Mevzûâti’l-Muellefât, Konya, Yeni Kitap Basımevi.
  1. Mâlik b. Enes, (1992). el-Muvatta, Çağrı Yayınları, İstanbul.
  2. Tüccar, Z. (1994). Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, İstanbul. DiyanetVakfı Yayınları. 10: 245.
  1. Uğur, M., (1996). Hadis İlimleri Edebiyatı, Ankara, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları.
  2. Ulutürk, V., (1995), “Kur’an-ı Kerim’de Meseller (Emsâlu’l-Kur’ân)”, Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, sy. 12, s. 29-48.
  1. Ulutürk, V., (1993). Kur’ân-ı Kerim’de Meseller (Emsâlu’l-Kur’an), Atatürk Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi Dergisi, S. 11, s. 74-110.
  2. Yardım, A., (1994). “Ebû’ş-Şeyh”, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, İstanbul. Diyanet Vakfı Yayınları. 10: 344.
  3. İbn Sa‘d, Hadis Ansiklopedisi Cilt :III, Sayfa: 113, 2007
  4. İbn ‘Abdilber, Siyer kitabı, Sayfa: 699, 2007
  5. Abdülkerim AKBABA, “Ümmetin Yıldızlar” Vakit Yayınları, 2006

Diğer TUBİTAK Örnek Projelerimize de göz atın. Sizlerde başkalarına yardımcı olmak adına kendi projelerinizi bizimle burada yayınlanmak için paylaşabilirsiniz. Yorumlarınızı bekliyoruz.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bununla iyi olduğunuzu varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul etmek Mesajları Oku